Osmanlı Devleti’nin Topkapı Sarayı’nda yer alan ve tüm dünyada oldukça ünlü olan Hazine Dairesini bilmeyen yoktur. Günümüzde müze olarak gezilebilen hazine dairesinde birçok nadide mücevher ve elmas sergilenmektedir. Bunlardan birinin ünü ise ülke sınırlarını çoktan aşmıştır. Öyle ki yerli yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor… Hazine odasının göz bebeği “Kaşıkçı Elması” İnsanlar onu görmek için kilometrelerce uzaktan geliyorlar.

Kaşıkçı Elması Özellikleri

Kaşıkçı Elması (Spoonmaker’s Diamond) olarak bildiğimiz bu nadide parça uluslararası değerlendirmelerde “Türkiye 2” olarak adlandırılmaktadır. 17,2 gram yani taş ölçü birimi ile 86 karat ağırlığındadır. Osmanlı Devleti eline geçtikten sonra damla kesim kullanılarak şekillendirilmiş, daha sonra ise 49 adet elmas ile kenarları çift sıra süslenmiştir. Maden olarak gümüş kullanılmıştır, taşın rengi sarıdır. Bazı kaynaklara göre çevresindeki 49 küçük elmasın yıldızları, kendisinin ise dolunayı temsil ettiğinden bahsediliyor.

Kaşıkçı Elması “Dünyanın En Büyük İşlenmiş Elmasları” listesinde 86 karat ağırlığı ve damla şeklindeki kesimi ile 61. sırada yer alıyor. Kaşıkçı Elması kendi türünde ise en büyük 4. elmas’tır.

Kaşıkçı Elması ve Osmanlı Sarayına Gelmesi

Kaşıkçı Elması ve Osmanlı Devleti’ne gelmesi ile ilgili birçok rivayet bulunuyor ancak net bir bilgi mevcut değil. Bunlardan en bilinen ikisinden bahsetmek gerekirse;

–  Rivayetlerden birine göre, 17 yüzyıl Osmanlı döneminde fakir biri tarafından çöpte bulunan işlenmemiş haldeki elmas değeri bilinmediği için (değersiz bir cam parçası sanılarak) 3 tahta kaşık karşılığı bir kaşıkçıya satılıyor. Kaşıkçı değerini anlamak için bir kuyumcuya gidiyor. Kuyumcu ise kaşıkçıya oldukça düşük bir ücret vererek taşı kaşıkçıdan satın alıyor. Daha sonra başka bir kuyumcu ile taşın değeri üzerine görüşürlerken tartışma çıkıyor, bu olay kuyumcu başına kadar gidiyor ve sonrasında elmasın saraya yolculuğu başlamış oluyor. Taş 4. Mehmed’e ulaştıktan sonra damla şeklinde kesilerek bugünkü formuna kavuşuyor.

–  Diğer bir rivayet ise Napolyon ve annesi ile ilgili. Napolyon sürgüne gönderildiğinde bir süredir annesinde bulunan elmas, oğlunu kurtarmak amacıyla annesi tarafından satılığa çıkarılır. Elması, o sırada Fransa’da bulunan Tepedelenli Ali Paşa satın alır. Tepedelenli Ali Paşa, II. Mahmut zamanında devlete karşı ayaklanır ve öldürülür. Ardından Tepedelenli Ali Paşa’nın mal varlığına el koyulur ve “Kaşıkçı Elması” Osmanlı hazinesine dahil olur.

Çöplükte bulunup değersiz sanılarak 3 tahta kaşığa satılışı yada Napolyon’un annesinden Osmanlı sarayına girişi… Rivayet ne olursa olsun Kaşıkçı elması sonunda değerine kavuşmuştur. Saraya gelişi net olmasa da saraya geldikten sonra çok değerlendiği ve ünlendiği ortada…

“Türkiye 1 Elması”

Kaşıkçı Elması’nın uluslararası adının “Türkiye 2” olduğundan bahsetmiştik. Eğer “Türkiye 1” hangi elmastı? şuan nerede? diye merak edenlerdenseniz küçük bir not:
Türkiye 1 elması “Dünyanın En Büyük İşlenmiş Elmasları” listesinde 147 karat ağırlığı ile 15. sırada yer almaktadır. Neredeyse Kaşıkçı elmasının 2 katı ağırlıkta olan elmas hakkında pek bir bilgi yok. 1882 yılında Osmanlı hazinesinde olduğu bilinen elmasın şuan nerede ve ne durumda olduğu ile ilgili bir bilgi yok maalesef.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × 2 =