Sıkma Kehribar Taşı Nedir?

Son Güncelleme : Kasım 30, 2018

Sıkma Kehribar taşlar 18. yüzyıldan günümüze kadar aksesuar, takı, süs eşyaları ve en fazla da tesbih yapımında kullanılmaktadır. Osmanlı dönemi başta olmak üzere Fransa, Almanya ve Rusya gibi ülkelerde de zanaatkarlar tarafından oldukça fazla tercih edilmektedir. Peki sıkma kehribar ile bildiğimiz kehribar arasındaki fark nedir?

Kehribar ve Sıkma Kehribar Arasındaki Fark

Piyasada Kehribar adıyla satılan taşlar yapı itibari ile ikiye ayrılabilir. Damla Kehribar ve Sıkma Kehribar.

Kehribar

Damla Kehribar, bildiğimiz bütün formdaki kehribardır. Diğer bir deyişle “gerçek kehribar“dır. Ağaçtaki reçinenin binlerce yılda fosilleşmesiyle taşlaşan Kehribar, bütün halde parçalanmadan yada işlenerek takı ve süs eşyalarında kullanılır. Damla Kehribarlar tek ve bütün parçadan oluştukları için sıkma kehribarlara göre çok daha fazla pahalı ve kıymetlidirler. Damla kehribar doğal güzelliğe sahiptir. Her bir kehribar diğerinden farklıdır ve kendine has özelliklere sahiptir. Gerçek Kehribar için bu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Yüzyıllar öncesinde kullanılmaya ve işlenmeye başlayan sıkma kehribar, günümüze gelinceye kadar farklı şekillerde üretilmiş ve işlenmiştir. Oldukça ustalık isteyen zorlu ve zahmetli bir sürecin ürünüdür sıkma kehribar. Çoğunlukla Kehribar tesbih, kolye ve bileklik yapımında kullanıldığı için, boncuklar tek tek özenle işlenir ve daha sonra birleştirme aşamasına geçilir. Piyasada sıkma kehribar kolye, sıkma kehribar bileklik, sıkma kehribar tesbih olarak bulabilirsiniz.

Sıkma Kehribar

Sıkma Kehribar, laboratuvar ortamında üretilir. Osmanlı döneminde oldukça fazla kullanılmıştır. O dönem çok kıymetli ve pahalı olan sıkma kehribarlar sadece devlet büyükleri ve zengin kesim tarafından kullanılıyordu. Ayrıca gerek kullanılan malzemeler gerekse işçilik açısında çok kıymetliydiler. Osmanlı Sıkma Kehribarı tabiri buradan gelmektedir. Tahmin edersiniz ki günümüzde üretilen sıkma kehribarların o dönemdekilerle pek alakası yok. Osmanlı’dan günümüze ulaşan sıkma kehribarlar ise değerini koruyor.



1700’lü yıllardan buyana üretilen ve kullanılan sıkma kehribarda birkaç türe sahiptir. Sıkma kenribar taşları başka maddeler ile etkileşime girdiği için yapı itibari ile artık kehribar değildir.

Bunlardan biri kehribar parçaları, kehribar tozu ve değerli taş tozları gibi materyallerin ustalıkla bir araya getirilmesi ile yapılır.  Bu parçalar genellikle bütün haldeki kehribarın işlenmesi sırasında dökülen parçalardan yada irili ufaklı çıkarılan kehribarlardan yapılır. Tabiki bu işlem sırasında kimyasal maddelerde kullanılır. Sanıldığı gibi sıkıştırma işlemi değildir bu. Kehribar taşı kimyasal maddeler ile etkileşime girer. Sonrasında ustalıkla birleştirilir ve işlenmeye hazır hale getirilir.

Diğeri ise yapay reçine ile yapılan sıkma kehribarlardır. İçerisinde kehribar bulunmaz. Bu taşlar görünüm itibari ile kehribara benzeseler de maalesef gerçek kehribar taşı ile alakası yoktur ve günümüzde üretilen sıkma kehribarların birçoğu bu yöntem ile üretilmektedir. Gerçek kehribar taşı ile asla aynı değerde olmayan bu sıkma kehribarlarında kendince değeri ve seveni bulunuyor. Özellikle zaman içerisinde renk ve şekil değiştirmesi sebebiyle talep görüyor. Ancak özellikle belirtmek gerekir ki bu taşlar kehribar değildir.

Sıkma kehribarın güzelliği onu işleyen ustanın tecrübesi ve hüneri ile doğru orantılıdır. Usta ne kadar yetenekli ise sıkma kehribar okadar güzel ve kıymetli olur. Laboratuvar üretimi olduğu için farklı renk ve şekillerde olabilirler. Renk kimyasal maddeler ile verilir. İçerisinde kimyasal madde olduğu için faydası olacağını düşünmüyorum ancak zararı var mıdır bilemiyorum.

Sıkma kehribar taşlar, sarı, kahverengi, kırmızı gibi bildiğimiz kehribar renklerinde olabildiği gibi yeşil, mor ve lacivert gibi renklerde de bulunabiliyor.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eighteen − twelve =